Flört Şiddetine Maruz Kalan Bireylerin Benlik Saygıları Nasıl Etkilenmektedir ?
Klinik Psikolog Şükran Çankır

Flört Şiddetine Maruz Kalan Bireylerin Benlik Saygısı Nasıl Etkilenmektedir?

 

Literatürde flört şiddeti tanımı konusunda fikir birliğine varılmamış olması yapılan araştırmaları karmaşık hale getirmektedir. Bu terim, tehdit edici iletişim, sözlü taciz veya fiziksel saldırganlık gibi çeşitli davranışları içeren belirsiz bir kavramdır. Dolayısıyla, belirli bir tanım kriterine göre yapılan araştırmaların sonuçları, flört şiddetinin yaygınlık oranları açısından farklılık göstermektedir. Flört şiddeti, kişilerarası şiddet literatüründe yeterince temsil edilmese de son yıllarda araştırmacılar tarafından daha fazla incelenmektedir. Bu araştırmalar, dünya genelinde ciddi bir sosyal ve halk sağlığı sorunu olan fiziksel ve cinsel şiddeti, duygusal istismarı ve yakın partnerlerin kontrol edici davranışlarını içeren şiddetin varlığını göstermektedir. Dünya genelinde yapılan bir çalışmada, farklı popülasyonlardaki kadınların %10 ila %69'u hayatlarının bir döneminde yakın bir partner tarafından fiziksel saldırıya uğradıklarını bildirmişlerdir. Benzer şekilde, García-Moreno vd. (2005) tarafından yürütülen bir çalışma da kadınlara erkek partnerleri tarafından uygulanan şiddetin yaygın ve ciddi sonuçları olduğu ortaya koyulmuştur. 10 farklı ülkede ve 15 bölgede yapılmış olan çalışmada elde edilen sonuçlar ülkeler arasında ve ülkeler içinde büyük farklılıklar gösterse de kadınlara uygulanan şiddetin yaygın olduğunu göstermektedir. Benlik saygısı, kişinin kendisi hakkında yaptığı değerlendirmeleri içeren bir kavramdır ve kişinin kendine dair algısının hayata bakış açısını etkilediği için önemlidir. Benlik saygısını oluşturan önemli durumlar, kişinin kendini ne kadar onayladığı, başarabileceğine olan inancı, kendine olan sevgisi ve sevilebilir olup olmadığına dair inancıdır. Benlik saygısı, kişinin doğumundan itibaren içine doğduğu aile ortamı, ebeveyn yaklaşımları ve yaşantıları gibi değişkenlerle şekillenir. Bireyselliğe değer verilen, ihtiyaçları zamanında karşılanmış ve desteklenmiş bir aile ortamında büyüyen kişilerin benlik saygısı yüksek olurken, yeterli desteği alamamış ve travmatik yaşantılara maruz kalmış kişilerin benlik saygısı daha düşüktür.Çeşitli çalışmalar, flört şiddetinin kısa ve uzun vadede psikolojik ve fiziksel birçok soruna yol açtığını göstermektedir. Bu araştırmalar, özellikle kadınların ağır yaralanmalar yaşayabileceğini ve daha fazla sıkıntı çekebileceğini ortaya koymaktadır. Fiziksel ve psikolojik sonuçları akut ve kronik olabilen flört şiddeti, kadınlarda travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve intihar eğilimi gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca, flört şiddetine maruz kalan kişilerin gelişimsel sorunlar ve psikolojik zorluklarla karşılaşabileceği de belirtilmektedir.Flört şiddeti özellikle genç çiftler arasında daha sık görülmektedir, ancak her yaş grubunda ortaya çıkabilir. Yapılan bir araştırmada, neredeyse tüm ülkelerde 15 ila 19 yaş arasındaki genç kadınların bir partner tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalma riskinin daha yüksek olduğu ortaya konulmuştur.Flört şiddeti sadece erkeğin kadına uyguladığı şiddet olarak değerlendirilmemelidir, çünkü her iki cinsiyetin de birbirine şiddet davranışları uyguladığı bilinmektedir. Flört şiddeti, ailede şiddet öyküsü, düşük benlik saygısı, güvensiz bağlanma ve çocukluk çağı travmaları gibi çeşitli değişkenlerle ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, çocukluk çağında şiddete maruz kalmış yetişkinlerin, flört ilişkilerinde şiddet davranışı gösterme olasılıklarının daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

 

Klinik Psikolog Şükran Çankır

Ebeveyn Tutumları ve Çocuk Ruh Sağlığı Arasındaki İlişki
Klinik Psikolog Ceyda Bengi Şimşek

Ebeveyn Tutumları ve Çocuk Ruh Sağlığı Arasındaki İlişki

 

Anne ve babalık stilleri açısından yapılan çalışmalarda, otoriter ebeveynlerin çocukları üzerindeki olumsuz etkileri olduğu ortaya koyulmuştur. Ayrıca, otoriter tutumda olan ebeveynlerin çocukları günlük faaliyetlerde çekingen ve isteksiz davranışlar sergilerken, kendilerini iyi ifade edememekte ve saldırganlık eğilimleri yüksek iken, benlik saygıları düşüktür. Ayrıca, bu çocukların arkadaşlarıyla iletişim kurma konusunda utangaç ve çekingen oldukları tespit edilmiştir. Ebeveynlerin izin verici tutumu, çocuğun dürtüsel, bencil ve sosyal uyumu düşük bir kişilik geliştirmesine yol açabilmektedir. 8-9 yaş arası çocuklarda ebeveynlerinin aşırı koruması, düşük başarı motivasyonu, benmerkezci düşünceye ve dürtüselliğe yol açabilir. Ebeveynlerin izin verici bir tutum sergilediği durumlarda çocukların olgun davranışlarda bulunmadıkları, dürtülerini kontrol edemedikleri ve bağımlı hale geldikleri gözlemlenmektedir. Otoriter ve izin verici ebeveynlik tarzları farklı görülse de her iki aileden gelen çocukların öz kontrolü diğer gruptaki çocuklara göre daha zayıftır. Ancak hoşgörülü ebeveynlerin çocukları, otoriter ebeveynlerin çocuklarına göre daha olumlu bir duygusal duruma sahiptir ve bu çocuklar hayat doludur.
Demokratik anne-baba tutumlarıyla yetişen çocuklar; kendine güveni yüksektir, bağımsız, proaktif ve sorumluluk bilincindedir. Çocuğun kararlarını kendisinin vermesine ve kendini gerçekleştirmesine destek olmaktadır. Ayrıca yüksek motivasyona sahip bireyin başarılı olmasına destek olurlar. Bu çocuklar, dışadönük, enerjisi yüksek ve bağımsız bir kişilik geliştirler. Demokratik anne-baba tutumlarıyla yetiştirilen çocukların gelişimi olumlu ve sosyal açıdan uyumludur. Duygu düzenlemenin başarılı olduğu görülmektedir. Çocuğun gelişimine en uygun yetiştirilme tutumu demokratik ebeveyn tutumudur. Demokratik anne-babaların çocuklarının kendilerini ifade edebildikleri, bağımsız hareket edebildikleri, arkadaşlarıyla iyi anlaşabildikleri ve anne-babalarıyla iş birliğine açık oldukları tespit edilmiştir. Bu çocukların sosyal ve entelektüel olarak daha aktif oldukları ve yüksek başarı motivasyonuna sahip oldukları da bulunmuştur. Yapılan araştırmalarda, demokratik ailenin çocukları, sosyal gelişim, özsaygı ve ruh sağlığı gibi alanlarda hoşgörülü veya otoriter ailenin çocuklarına göre daha yüksek puan aldığı gözlemlenmektedir.

Anne-babanın aşırı korumacı tutumu çocuğun özerk düşünme ve özgüven gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Çocuğun bağımlı olmayan kişilik sergilemesine, bağımsızlaşmasına ve kendi davranışlarını kontrol etmesine engel olabilir. Ayrıca çocuğun sosyal uyumunu da olumsuz etkiler. Anne-babanın aşırı koruyucu tutumu nedeniyle çocukta bağımlı, güvensiz, inatçı, aşırı otoriter ve sorumluluk bilinci düşük bir kişilik gelişebilmektedir. Kısacası, otoriter ebeveynlik tarzı çocuğun içe dönük, utangaç ve agresif bir kişilik geliştirmesine yol açarak sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir. Ebeveynlerin aşırı korumacı tutumları 5 yaşındaki çocukların duygu düzenleme becerilerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Anne-babanın demokratik tutumu çocuğun sosyal-duygusal gelişimi hususunda olumlu yönde etkide bulunur. Çocuklar bu tür tutumla yetiştirildiklerinde duygu düzenleme konusunda başarılı olabilmektedirler. Ebeveynlerinin tutumları çocuğun sosyal-duygusal gelişimine katkı sağlamaktadır.

 

 

 

Klinik Psikolog Ceyda Bengi Şimşek

İkincil duygularımızı ne kadar tanıyoruz ?
Psikolog Şükran Çankır

UTANÇ;İnsanların yaşadığı duygular, bireylerin yaşamlarında onlarla birlikte onların birer parçası gibi olan yapılardır. Bunlar her şeyden önce bireylerin farkında olarak hissettikleri duygulardır. Bazı durumlar da duygularımız adını koyamasak da insanların yaşadıkları ve bu süreçte farkında olamadıkları durumlarıdır. Duygular olumlu ve olumsuz olmak üzere kategorize edilmiş durumdadırlar. Olumlu duygular da bireylerin performansları yüksekken, olumsuz duygularda bireylerin performanslarında düşüş gözlenmektedir. İnsanlar da ortak özellik olarak bulunan bu olumsuz duyguları aramak oldukça kolay eylemdir. Bireylerin yaşamlarında sağlıklı performans sağlamaları açısından her zaman olumlu duyguları tanımlamak gerekmektedir. Yaşamının kötü alanlarında performanslarının bir anda yükselmesi amaçlanarak olumlu duygular devreye girebilmektedir. Duygularımız kişilerin yaşamlarına yön veren en önemli özellikleri taşımaktadırlar.  Duygular olumlu oldukları zamanlar da insanların hayatlarına da olumlu özellikler katabilmektedir. Olumsuz olduklarında ise yaşamın her alanlarında da kendilerini oldukça rahat gösterebilmektedirler. İnsanların duygularının özellikleri herhangi bir koşulda yaşadıklarını değerlendirmelerde ve yaşamlarına birer yön verilmelidir. İnsanlar çoğu zaman duygularını hissedebilmek adına, biyolojik olarak da donanımlı olmaktadırlar. Ancak bireylerin kültürel ve sosyal çevrelerinden kaynaklı olarak duygularının da yaşanması şeklindedir. Bireyler duygularını nasıl yaşayacaklarını bu süreçler de hangi davranışları sergileyecekleri ve bir duyguyu hangi duygu ile eşitleyeceğini belirlemektedir. Ancak bu durum da dahi duygular tek başına yaşanmamaktadır. Duygular temel duygular ve ikincil duygular olarak birbirlerini takviye edici şekilde yaşanmaktadırlar. Duygusal süreçler ele alındığı zaman, insan davranışlarının en önemli yöneticileri arasında yer almaktadır. Yapılan literatür taraması sonrasında temel duygular kategorisindeki duygular ele alındığında, korku ve iğrenme hissi yaratan duyguların sadece bir motivasyonel ve davranışsal işlevleri varken, gurur, suçluluk ve utanç gibi temel duygulardan türetilen ikincil duyguların ise kişilerarasında ki diyalogları ve aralarında ki bağları düzenini sağlayan daha bir çok fonksiyonları mevcuttur. Utanç gibi duygularda ayrı yeten kişilerin kendilik bilinçlerini içeren duygular olarak adlandırılmaktadır. Bu temel duyguda ise benliğin değerlendirilmesi durumu olabilmektedir. (Yılmaz, 2019).


Yapılan literatür taraması sonrasında elde edilen bilgilerin birer sonucu olarak da, bize üzüntü veren herhangi bir durumlarda bizlerin de sorumlulukları bulunuyorsa üzüntü ile birlikte suçluluk veya da direkt olarak utanç duyarız. Suçluluk ve utanç duygusu yaşayan bireysel hatalar dolaşıla oluşan, yaşamda ki oluşan başarısızlıklar ya da toplumsal normlara göre doğru olarak ifadelendirilmeyen bir takım tutum ve hareket sonucunda yaşanan duygulardır. Bu duygulara neden olan olumlu olmayan duygu durumlarımız ahlaki olarak sınıflandırılmayan davranışları cezalandırma görevini üstlenmektedir. Böylelikle bu duygular günlük hayatımızda, sosyal davranışlarımızda bizleri yönlendirmede merkezi rolleri üstlenmektedir. Bu durum ile birlikte, ahlaki normal olarak doğru bir olgu olarak ifadelindirler davranışları yapmayı, iyi olmayan yada doğru olmayanlardan uzak uzak durmak için motivasyon ve enerjiye destek sağlamaktadırlar. Hem suçluluk gibi hem de utanç duyguları, kişilerin olumsuz öz değerlendirmelerinin sonucu ortaya çıkmaktadır ve kendilik bilinçlerine dayalı şekilde ilerlemektedir. Her iki duygu da kişisel hatalardan kaynaklı olarak tanımlanabilmektedir. Bu ortak noktalarda suçluluk ve utanç kelimesi birbirlerine karıştırılsa çoğu çalışmalarda, bu duyguların birbirlerinden apaçık bir biçimde farklarının olduğu saptanmıştır. Suçluluk ve utanç duygularının kavramsal tanımlamasında birbirinde ayrı birçok düşünce ortaya çıkmıştır. Örnek verilecek olursa, Freud’un psikanalitik kuramına göre, suçluluk duygusu egonun süper ego ile yargılanışından kaynaklanan ve sonucunda ortaya çıkan gerilimin ifadesidir ve süper ego oluşmadan gerçekleşme durumu yoktur. Utanç ise, gözetlemecilik ve teşhircilik gibi cinsel sapkın dürtüler üzerindeki kontrol olarak gösterilmektedir. Suçluluk ve utancın ayrılmasındaki başka bir fikir ise bu duyguları tetikleyen davranışların bireyin kontrollerinde olduğunu ya da olmadığını merkez olarak göstermektedir. 

Bu düşünürlere göre, herhangi bir olumsuz davranışın bireylerin gayret göstermemesi sonucunda oluştuğu düşünmekte ise  “suçluluk” kişinin yetersizliğinden dolayı olduğunu düşünülüyor ise “utanç” duygusunu oluşturur. Bu düşünceler eş zamanlı olarak suçluluk duygusunun otomatik bir cevap olarak olmayacağına, bu duygunun hissiyattın da ise kişinin sorumluluklarını almasındaki önemi vurgulamaktadır. Utanç ve suçluluk duygularının ayrımında ise önemli olduğu düşünülen ölçütler ise, genelleme ve özelleştirilen ayrımdır. Bu fikirler doğrultusunda ise duyguların meydana geldiği ortamlar da kişilerde suçluluk ya da utanç duygularının canlandırılması gerekmektedir. Erken yaşantı kuramcılarında, bu iki duygunun da ayrılmasında, yaşanılan duyguların da topluluk içerisinde yaşanıp yaşanmamasına dikkat edilerek hareket edildiği gözlenmektedir. Bu iki duygu arasındaki ayrılmada, suçluluk duygusu kişilerde özerk dünyayı ortaya çıkarır ve bireysel kaynaklıdır. Utanç duygusu ise başkalarının eylemleri veya hayali varlığına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Utanç ve suçluluk; hem sahip oldukları kültürlerden, evrimsel ve nörobilişsel yapılardan dolayı bilişsel psikoloji içerisinde incelenmesi oldukça önemlidir. Toplum tarafından belirlenen kurallara uyarken düşülen hataların karşılığı olan duygularında, sosyal çevrenin bilişle olan etkileşimi olarak bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Hem temel duygularımızda hem de birbirinden farklı özellikler bulunan utanç ve suçlulukta, nöral uzantıların anlaşılmasında ve diğer bilişsel yapıların ne şekilde etkilendiklerini test ederek psikolojik olarak ölçülebilmektedir. Duyguların psikolojik olarak incelenmesinin çoğu alana yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte, mevcut çalışmalar incelendiğinde bu duygular bilişsel psikoloji açısından açıklanması yetersiz kalabilmektedir. Utanç ve suçluluğun bilişsel psikoloji açısından önemine bakıldığında ele alınan bu çalışma da öncelikle söz konusu duyguları tanımadır. Duyguların sahip oldukları özelliklerden, birbirlerinden nasıl farklılaştıkları önemli etkendir.  (Deniz, 2006).

 

 

Psikolog Şükran Çankır 

Online Psikolog
Uzaktan Terapi
Online psikologlar, internet üzerinden psikolojik danışmanlık ve terapi hizmetleri sunan profesyonellerdir. 
Gelişen teknoloji sayesinde, bireyler artık evlerinden çıkmadan online olarak psikolojik destek alabiliyorlar. 
Online psikologlar, görüntülü görüşme, telefon görüşmesi veya mesajlaşma yoluyla danışanlarla iletişim kurabilirler.

Online psikologlar, çeşitli konularda destek sağlayabilirler. 
Bunlar arasında depresyon, kaygı, ilişki sorunları, stres yönetimi, özgüven sorunları, travma sonrası stres bozukluğu, bağımlılık, öfke yönetimi ve benzeri psikolojik sorunlar yer alabilir. 
Online terapi, kişinin mahremiyetini korumasına ve kendi rahatlığına göre terapiye erişim sağlamasına yardımcı olabilir.

Online psikoloji hizmetlerinin fiyatları, yukarıda da belirttiğim gibi birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilir. 
Bu faktörler arasında psikologun deneyimi, uzmanlık alanı, terapi süresi ve sıklığı gibi etmenler yer alır. Fiyatlandırma, terapistin tercihine, konumuna ve bulunduğu ülkenin sağlık hizmetleri piyasasına bağlı olarak değişebilir.

Online psikologlara ulaşmak için birçok platform ve web sitesi bulunmaktadır. 
Genellikle online psikologların web sitelerinde iletişim bilgileri, hizmetleri ve fiyatlandırmaları hakkında bilgiler bulunur. 
Ayrıca, sağlık sigortanız varsa, sağlık planınızın online terapiyi kapsayıp kapsamadığını kontrol etmek de önemlidir.

Online psikologlar, genellikle etik ilkeler ve gizlilik politikaları çerçevesinde çalışırlar. 
Randevu almadan önce terapistin niteliklerini ve geçerli lisanslarını kontrol etmek önemlidir.
Psikolog Seansı nedir ?
Psikolog Seansı nasıl olur?
Psikolog seansı

Zihinsel sağlık söz konusu olduğunda, çoğumuz bunalmış hissedebilir ve genellikle mevcut kaynakların farkında değiliz. Bir psikologla bağlantı kurmak için zaman ayırmak, zihinsel sağlığımızı daha iyi yönetmek için sahip olabileceğimiz en faydalı deneyimlerden biri olabilir.

Psikologlar, sorunları ve endişeleri güvenli, yargılayıcı olmayan bir ortamda çözme fırsatı sunar. Birçoğumuz zihinsel sağlığımızı yönetmek için yardıma ve desteğe ihtiyaç duyarız ve bu bir psikoloğun sağlayabileceği bir şeydir.

Oturumlar kişiye özel olarak düzenlenir. Kişinin ihtiyaçlarına bağlı olarak kısa dönemden uzun döneme kadar değişebilir. Bu, psikoloğun seansları bireyin ihtiyaçlarına göre uyarlamasını sağlar. Seanslar farklı yaşam deneyimleri hakkında konuşmayı, düşünce ve duyguları keşfetmeyi, problem çözmeyi ve stres ve kaygıyı yönetmek için stratejiler geliştirmeyi içerebilir.

Oturumlar gizli ve özeldir ve psikolog her zaman müşterinin gizliliğine saygı duyulmasını sağlayacaktır. Oturumlar, bireyin deneyim ve duygularına saygılı ve yargılayıcı olmayan bir şekilde yürütülecektir.

Psikolog, oturumların hedeflerini belirlemek için bireyle birlikte çalışacak ve bireyin bu hedeflere yönelik çalışmasına yardımcı olacak araçlar ve stratejiler sağlayacaktır. Psikolog ayrıca bireyin hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmak için destek, rehberlik ve tavsiye sağlayacaktır.

Oturumlar, bireyin zihinsel sağlığını yönetmek için yeni beceriler, içgörüler ve stratejiler geliştirmesine yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Seanslar ayrıca stres ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilecek zor deneyimler ve duygular hakkında konuşma fırsatı sunar.

Psikolog seansları, zihinsel sağlığı ile mücadele eden herkes için faydalı olabilir. Bir psikoloğa görünmekten fayda görebileceğinizi düşünüyorsanız, mevcut seçenekler hakkında doktorunuzla veya ruh sağlığı uzmanınızla konuşmanız önemlidir.

Psikologlar, bir dizi zihinsel sağlık ve davranışsal sorunu ele almak için bireyler, aileler ve gruplarla çalışan eğitimli profesyonellerdir. Bireylerin zihinsel sağlıklarını ve genel refahlarını iyileştirmelerine yardımcı olmak için konuşma terapisi, bilişsel - davranışçı terapi ve psikolojik testler dahil olmak üzere çeşitli teknikler kullanırlar.

Psikologlar ayrıca stres, anksiyete, depresyon ve diğer zihinsel sağlık koşullarını tanımlamak ve yönetmek için bireylerle birlikte çalışırlar. Bireylerin bu koşulları yönetmek için başa çıkma stratejileri ve problem çözme becerileri geliştirmelerine yardımcı olabilirler. Ek olarak, psikologlar yas veya ilişki sorunları gibi zor zamanlarda destek sağlayabilir.

Bazı durumlarda, psikologlar zihinsel sağlık koşullarını tedavi etmek için ilaç reçete edebilirler, ancak bu her zaman böyle değildir. Psikologların birincil odak noktası, bireylerin zihinsel sağlıklarını iyileştirmelerine yardımcı olmak için konuşma terapisi ve diğer ilaç dışı tedaviler sağlamaktır.

Psikologlar, farklı geçmişlerden ve çeşitli zihinsel sağlık endişeleri olan bireylerle çalışmak için eğitilmiştir. Ayrıca şizofreni ve bipolar bozukluk gibi kronik zihinsel sağlık koşullarına sahip bireylerle çalışmak için eğitilirler.

Bir psikoloğa gitmeyi düşünüyorsanız, bölgenizde uygulama yapmak için lisanslı veya sertifikalı nitelikli bir profesyonel bulmak önemlidir. Birinci basamak doktorunuz veya ruh sağlığı uzmanınız bölgenizdeki psikologlar için önerilerde bulunabilir.

İhtiyacınız olan tedavi türünü sağlamak için gerekli niteliklere sahip olduklarından emin olmak için psikoloğun eğitimini ve deneyimini araştırmak da önemlidir. Psikoloğa tedaviye yaklaşımlarını ve hedeflerinizle ve tercihlerinizle uyumlu olup olmadığını da sorabilirsiniz.

Genel olarak, bir psikolog görmek zihinsel sağlığınızı ve genel refahınızı iyileştirmek için değerli bir kaynak olabilir. Nitelikli bir profesyonelle çalışarak, yeni başa çıkma becerileri geliştirebilir, davranışlarınız ve düşünce kalıplarınız hakkında fikir edinebilir ve stres ve kaygıyı yönetmek için stratejiler öğrenebilirsiniz.
Terapi Süreci Ne Kadar Sürer?
Terapi Süreci
Terapi süreci, konuya göre farklılık gösterir. Genel olarak online terapi süreçleri 4 seans boyunca devam eder. Online terapi seansları ise ortalama 40 ya da 50 dakika kadar sürer. Bu zaman dilimi, bütün dünya genelinde kabul gören bir kural halindedir. Ayrıca yüz yüze terapilerle de birebir aynıdır
Online Terapi Görüşmeleri Nereden Gerçekleştiriliyor?
Neden Terapi
Online terapi görüşmeleri, fiziksel açıdan terapiye gidilmesinin mümkün olmadığı durumlarda tercih edilir. Belli bazı platformlar üzerinden görüntülü şekilde yapılır. Zoom üzerinden görüntülü ve sesli olarak PC veya 
Mobil Cihaz Üzerinden Terapi Görüşmeleri Sağlanmaktadır.
Online terapi ile yüz yüze gerçekleştirilen terapi arasında hiçbir fark yoktur. Kameranın kişilerin görülebildiği ölçüde, internet hızının stabil ve fiziksel şartların da yeterli olması durumunda online terapi almak mümkündür. Terapi için tercih edilen uygulamaların mobil cihazlarda yüklü olması sonucunda, telefon ya da tablet gibi aygıtlar ile online terapi alma şansı vardır. 
Uçak Korkusu
Uçak Korkusu
Uçak Korkusu 
Uçuş fobisi ya da uçak korkusu; uçma eylemi veya düşüncesine karşı belirli oranda bulunan aynı zamanda kendini tekrarlayan korku düşüncesine denir.
Uygun ücretli Online Terapi Seansı Nasıl Alınır?
Online Terapi Seansı
Uygun ücretli Online Terapi Seansı Nasıl Alınır? 
Uygun ücretli Online terapi seansı için öncelikle randevu almak gerekir. Terapi için tercih edilecek online psikolog belirlenir.
5 dakika ücretsiz ön görüşme sağlanır.Bu görüşme neticesinde hem terapist hem de danışan ortak bir saat belirleyip terapi gerçekleştirilebilir.
Online Terapi Kimler için Uygun Değildir?
Uygun Terapi
Online Terapi Kimler için Uygun Değildir? 
Online terapi hizmetinin uygun olmadığı yani online terapi yapılmasının uygun görülmediği bazı gruplar vardır. Bu kişiler kısaca şu şekilde sıralanabilir;

İntihar etme düşüncesi olanlar, 
Kendisine zarar veren kişiler, 
Alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı olanlar, 
Halüsinasyon ya da sanrılar gören kişiler. 
Online Psikolog Ücretleri Ne Kadardır? 
Online psikolog ücretleri, bazı kapsamlar bakımından farklılık gösterebilir. Fakat biz Kurumlarımız ve Şubelerimiz olarak yaklaşık üç yıldır başlatmış olduğumuz yüz yüze uygun ücretli terapi desteğini online olarak Türkiye’nin yer yerinde ihtiyaç sahibi bireylere  düşük ücretten ulaştırmayı hedefliyoruz. www.uygunucretliterapi.com  yüz yüze - online psikolog ücretleri 300 TL şeklindedir. Düzenlenen kampanya kapsamında bu ücret şu anda terapi süreci tamamlanana kadar 300₺ olarak devam edecektir.

Online Psikolog ve Terapi Konusunda neden uygunücretliterapi  Tercih Edilmelidir? 
Uygunücretli terapi psikolog ve terapi konusunda en avantajlı seçimler arasında ilk sıralarda yer alır. Site üzerinde yer alan bütün uzmanların e-devlet tarafından onaylanmış olan diploma ve sertifikaları alınır. Sonrasında bu belgeler kontrol edilir. Ardından uzmanlar ile birebir şekilde görüşmeler sağlanır. Uzmanlar; hem etik bilgi hem de deneyim açısından değerlendirilerek sisteme dahil edilir. 

uygunücretliterapi.com  ile online terapi randevusu alma ve iptal etme gibi süreçler de basit biçimde halledilir. Aynı zamanda ödeme yöntemleri de son derece güvenilirdir.